6 Aralık 2016 Salı

Yirmibeşten Evvel Kalanlar

Yürürsün, aklındadır yirmibeş.
Gelmez, konuşmaz, duymaz... Gelsin diye beklersin, barışmak istersin, özürlerin yetmez. Dinlemez, ne kendini anlatabilirsin, ne inandırabilirsin anlattıklarına. Direttiğin cümleler döner vurur yüzüne, korkarsın avuçlarındaki terden. Koştuğun yol bitmez,
beklediğin dakikaları sayarsın tek tek. Bağırsan da duyulmaz sesin, bağıramazsın da aslında. Köşene çekilmek
istersin. Kendine kızdığın kadar birikirsin. Hırsın kadar biriktirirsin. Bitmişsindir ama bitiremezsin içindekileri. Yediğin tokatların hisleri vardır konuştuklarında. Ses tonuna karışan parmak izleri anlaşılmaz, bir tek sen bilirsin. Giydiğin cümleler doldurmaz eksik köşelerini. Duymak istediklerin yoksa dinlemek de istemezsin. Nefesin seni dinlendirmeye de  yetmez. Kurtulmak istesen de bırakmaz peşini, gölgen olur kalır. Attığın her adımındadır yanağında hissettiğin nefes. Uyumak. istersin,  yetmez geceler. Bir an olsun dinmez yorgunluğun. Kendince sorunların kalır seninle birlikte. Durduramadığın sorunlar birikir içinde. Kaybolan hislerini bulduğunda çözebilirsin anca, ama içinde kalmamıştır zerresi

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder