4 Şubat 2017 Cumartesi

Zamansız Kelimeler ve Biriktirilmiş Hisler Modası

Cızırtılı hisler çalan eski bir radyo...
Ve bu gece yine Siyah...
Oyunlardan sıkılmış. Boş lafların karmaşası bıktırmış bir gece...
Duymak istediğin tek ses seni hapsetti kendine. Senin yaptıkların görülmedi. Bilinmedi ama bilinmesede sorun yok. Bilinmemekte dahil sevdaya.
Suç kimde? Bunun cevabı aşikar fakat güç sesi fazla çıkandadır. Lakin susup ezilen, kaybetmiş görünsede aslında kazanır.

Sevgi, besledikçe büyür, iyilik yapıldıkça... Ama insanları, hakkında hiçbirşey bilmeden, veya yanlış bildiğin halde bildiğini sanarak yargılayabiliyorsan, insanlık uzaklaştıysa vicdanından, sen haklı olsan ne yazar.
Sorular var cevapsız, sorular var sorulmaktan aciz. Sorunlar soruldukça, dinlemesini bilirsen cevaplar adil...
Kim susar sevdiğine, sana yapılana susup, söylenene eyvallahın varmı? Hak hukuk savaşında hiddetini herşeye gösterirken kendi sevdana karşı haksızlığın varmı bir açıklaması? Kaskatı kesilmiş mesajların sonu neresi? Görebiliyormusun? Bir oyun içinde oyuncak olmuş hislerin serzenişi bu.
Hangi sevdalı savunmaz sevdasını, hangi aşkta beyazının sesi kalbini titretmez? Zamanında sorulmayan soruların geleceğe saklanması yeni moda mı? Zaman hisleri çoğaltır ama engel, zamansız kelimelerde. Birikmiş, biriktirilmiş iki cümle. Mutlu bir sabahın mutlu bir günbatımında, tüm sihri bozan hissiz bir tavır. Ve sonuç mutsuz bir akşam, hatta mutsuz bir sabaha doğru ilerleyen anlar. Gecmeyen gecenin uykusuz, siş gözlere şikayeti.
Herşey hoş güzelde hata kimin, hatalı kim? Hata kime göre, neye göre, hangi yere hangi zamana göre, gencine göre mi yaşlısına göre mi, Siyaha göremi Beyaza göre mi?
Bir dönüp bakmaz kimse kendine, tartmaz ettiği lafları, Siyahın hislerinden anlasaydı Beyaz, Siyahın hakkından çalmazdi sevdasını.
Ne Beyaz Beyazından geçirebilir Siyahı, ne Siyah geçer Beyazlığından...
Vesselam...

4 yorum:

  1. Çok güzel bir yazı olmuş gerçekten. Her nereye gidersek ya da ne yaşarsak yaşayalım kendimizle yüzleşirken kimse duymaz diye yalanlarla avutuyoruz kendimizi belki de. Hata aramak ya da hatayı bulmakla da bitmiyor her şey. Terk ettiğimiz şehirler, yarım kalmış yaşamlar biz sustukça içimizde büyüyüp gidiyor maalesef. Sevgiler..

    mrsgoksin.blogspot.com.tr

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu güzel yorumunuz için teşekkür ediyorum. Ayrıca düşüncelerinize tamamen katılıyorum. Selamlar..

      Sil
  2. İnsanlar hiç yargılamaz kendini. Ve söylenmesi gerekenler zamanında söylenmeli. Yoksa yaralanıyorsun. Çünkü söz taşıması ağır bir yük oluyor bir süre sonra. Çok güzel anlatmışsınız. Siyah siyahken, beyaz beyazken güzel. Yeter ki kirletmesinler birbirlerini. Saygı gösterebilsinler birbirlerine. Kaleminize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlar hem kendilerini yargılamazlar, hemde kendi mutluluklarını başkalarının mutsuzlukları üzerine kurabilirler. Oysa sizinde söylediğiniz gibi "Saygı" gösterebilseler, ne Siyah mutsuz olur ne Beyaz. Bu değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Selamlar

      Sil