15 Aralık 2019 Pazar

SONSUZLUĞA DAİR

      Sert rüzgarlarla kaplı yürüdüğüm yol, ruhen dolmuş hislerin aksayışlarının son safhasında bu gece. Bu karanlığın sonu aydınlık ama söylenmemişlerin  içimde hissettirdiği izdihamın son zerresindeyim. Cesurca savaştım tüm olmazlarımla, bir bir üzerini çizdim her cümlemin. Kendime verdiğim sözleri  tekrar tuttum. Yüküm ağır gelsede kollarıma, her an için bir umut yeşerttim gönlümde. Her yeni sabah, açılan yeni kapısıydı hayallerin. Baş ucumuzda bir dünya vardı ve gün geldi, ellerimle hazırlayıp sırtımda uğurladım sonsuzluğa. İnandığım tüm gerçeklerin karanlığında kayboldum. Rüyalarıma uyansam da hala anlamış değilim toprağın benden aldığını, çünkü bu dünyayı kabullenmek için geç kalmıştım.  Suretini, gözlerimin kapandığı her anda bıraktım.

14 Nisan 2017 Cuma

Salkım Saçak Bir Akşam

Salkım saçak bir akşam. Saat yarımı aştı. Günlerim gecelerime aşık, gecelerimin yarası ağır, gündüzlerime değdi geçmişim...  Ne nağmeler dinlettim kendime, çatallandı sesim, kısıldı, titredi... Konuşamasam da, kusamasam da içimdeki kelimeleri, yazdım... Oysa ne bir eksik kaldım kendimden, ne bir eksik vardı... Belki temiz değildi kağıdım, yırtılmış kenarlarıyla bekliyor ve ben bakıyordum ona, yıpranmış kelamlarımla buluşturdum. Yıllanmış sakallarımdaydı beyaz, tıpkı kararmış kağıdımın köşesine sinmişçesine parıldadı köşesinden. Gecenin karanlığında parlayan bir yıldız tanesi gibi. Karşıdan ne kadar da küçük görünse aslında bir devdi, içine dünyaları sığdıran, yüreğinde dizeleri gizlemiş bir dev... 

5 Nisan 2017 Çarşamba

Sahi Sabır Yaşım kaçtı?

Uzunca zamandır boşum kendime. Kafami gömdüğüm boşluklara gömüldüm. Bir rüzgarında kayboldum, bir dizlerimi dövdüm, dövündüm...
Zarara uğramış zararsız, zararın neresinde bıraktımsa orasındayım günün. Hatrı kalmış, kulaklarıma sızmış kırk yalanı aştı dünüm.
En cahiliydim kendimin, tanımadım daha kendimi. Kapı, kapanınca sessizleşir her filim, kim bilir dert bilmeyenin derdini...
Tarifi yok güzlerimin,
Tarif edilesi değil,
Dalgın geçtiğim yol getirdi buraya
Dargın umutlarım darda...

17 Mart 2017 Cuma

Güneşe Gözlerini Kısarak Bakan Sevda

Yeni bir hayat, yeni bir gecenin yeni solukları. Zamanı zamansız kullanmanın ağır zararları var fazlasıyla... Başlangıcı olmayan sona, sonu olmayan başlangıçlarla başlamak, azarlanmış cümlelerin asık suratları ağırlıkta. Merhaba sevgi çölü... Susuz sevdanın kusursuz cevapları dağılmış yerlere, kurak cümleler yetişmiş gönlümüzde, umutsuz umutlar beslenmiş, umutsuz yarınlar yok olmuş gitmiş bugünden...  Merhaba ruhumuza tahtını kurmuş cümleler. Sıcak yağmurlarla gel ruhuma, soğuk gölgeler getirme ki soluklanayım. Sevgi çiçekleri yetiştir dünyamda, her dem beni bana çalsın, beni benden götürsün, beni ben olduğum gibi bana bıraksın. Merhaba güneşe gözlerini kısarak bakan sevda. Gözlerini kamaştıran ışıkları bana geri ver, gözlerimden akan satırları toplasamda geri getirmez vedaları, bir sevda eksik kalsanda yağar yağmurlar, seni ısıtır, ıslatır, sırılsıklam sevda kalır kalanlarda, çırıl çıplak sözler birikir, söylenememiş, üstü kapatılmış, derin kuyulara atılmış yalnız, biçare sözcükler... Arayıpta bulamadığım günlerin ani kapımı çalışlarına yordum rüyaları, sonu, sonsuzu olan bir yola açılmış kapılarımız...

2 Mart 2017 Perşembe

Ziyadesiyle Hayat

Merhaba, bu gece ziyadesiyle doldu hayat. Huzuru aradığımız uzaklar, huzuru aramaktan yorulduğumuz, huzura uzak olmaktan soğuduğumuz gecenin tam ortası tam şu an.
Yaprağın dalından süzülmesi kadar yavaş ama yere bir o kadar yakın mesafede sabır. Dolmasına birkaç zerre, taşmasına birkaç satır kadar yakın gece.